Japon bilim insanları, alkol uygulamasının bitkileri kuraklığa karşı daha dayanıklı hale getirebileceğini gösteren bir araştırma yayınladı.

İklim krizi artık kapımızı çalmıyor; kendisi evimizin yani gezegenimizin baş köşesinde oturuyor. Küresel ısınmanın etkilerini günlük yaşantımızda görmeye devam ederken bilim insanları da bitkileri ısı stresinden korumanın yollarını arıyor. Zira bitkiler yoksa dünya üzerinde canlılığın devam etmesi de mümkün olmayacak desek yanlış olmaz sanırım.

Plant Molecular Biology dergisinde yayınlanan bir araştırmada Japon bilim insanları, Arabidopsis bitkisine uygulanan düşük konsantrasyonda etanol sonrasında bitkinin ısıya daha dayanıklı hale geldiğini gözlemlemiş. 

Etanol, renksiz, hafif hoş kokulu ve yanıcı bir sıvı. Alkollü içereklerde kullanılan tek alkol türü olan etanol, çözücü olarak da kullanılıyor.

Üstelik etanol uygulamasının bitkinin büyümesini baskılamadığı da belirtilmiş. Bilim insanları aynı uygulamayı marul üzerinde yaptıklarında da benzer bir sonuç elde etmiş.

Çalışmanın sonuçlarının, çiftçilerin bitkileri sürekli artan sıcaklık dalgasından korumaya yardımcı olması umut ediliyor.

Arabidopsis thaliana, beş hafta gibi kısa bir sürede üretilebilen, yüksek tohum verimi bulunan, çok küçük genomu, beş kromozomu ve neredeyse hiç tekrarlayan DNA’sı olmayan hardal ailesine mensup bir bitki türü. DNA dizilimi tamamen yapılmış ilk bitki olan Arabidopsis thaliana, tüm bu avantajları sebebiyle bilimsel araştırmalarda model bitki olarak kullanılıyor.

Etanol Stomaların Kapalı Kalmasını Sağlıyor

Araştırmada bir grup bitki, su miktarı azaltılmadan önce iki hafta boyunca olağan şartlarda yetiştirilmiş. 

Ardından bitkilerin yarısının toprağında üç gün etanol uygulaması yapılmış ve diğer yarısı kontrol grubu olarak normal şartlarda bakılmaya devam etmiş.

Düşük konsantrasyonda uygulanan etanolün, bitki yapraklarında bulunan gözenekler olan stomaların kapalı kalmasını sağladığı ve transpirasyonu (terleme) yani bitkinin su kaybını azalttığı belirtilmiş. 

Bitkilerde transpirasyonun çok büyük bir kısmı stomalar yardımıyla atmosfere buhar halinde su verilmesi şeklinde gerçekleşiyor. Dolayısıyla stomaların kapalı kalması, bitkinin su kaybını azaltıyor.

Bilim insanları ayrıca, köklerinde etanol tespit edilen bitkilerde, bu bitkileri kuraklıktan korumak için tasarlanan genlerin de aktif hale geldiğini tespit etmiş.

Araştırmacılardan Dr. Motoaki Seki Telegraph’a verdiği bir demeçte, “Buğday ve pirince dış kaynaklı etanol uygulanmasının, kuraklık durumunda üretimi destekleyebileceğini keşfettik. Bunun nedeninin kuraklık stresi reaksiyonunu düzenleyen metabolomik ve transkriptomik profillerdeki değişiklikler olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullanmış.

Bitkileri daha dayanıklı hale getirmek, kuraklık gibi felaket durumlarında fark yaratabilir gerçekten ancak buna paralel olarak tek çeşitlilik / monokültür tarım yöntemine ve yoğun kimyasal kullanımına olabildiğince hızlı bir şekilde dur demek gerek diye düşünüyorum. Zira sorunun ‘kökten’ çözümü bana kalırsa ancak üretime ve tüketime bakış açımızı değiştirerek mümkün olacak. 

28 Ağustos 2022, İstanbul

Gizem Aydoğan